Schubert etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Schubert etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mayıs 2021 Perşembe

5 Günde Müzik Meydan Okuması - 3

 9)Düğününde çalınmasını istediğin bir şarkı

Belki bazılarınız hüzünlü bulabilir... Fakat benim çok sevdiğim bir şarkı hem yunan müziklerinin hastasıyım da...



10)Yeniden yorumlanan (cover) bir şarkı.

Önce orijinalini paylaşayım ki hala benim favorim bu orijinal versiyonu. Tuxedomoon'dan In a Manner of Speakıng...

'Oh, give me the words
Give me the words
But tell me nothing

Ohohohoh give me words
Give me the words
That tell me everything'


Birçok kez coverlandı bu şarkı... En sevdiğim cover ise Nouvelle Vague'den geliyor:



11)En sevdiğin klasik müzik parçalarından bir tane seç.

Ağzınla kuş tut deseydin daha iyiydi Zihinciğim... Vallahi şaştım kaldım bu soruya; Swann Lake  desem Messiah mı desem Borodin'den mi söylesem yoksa Requiem'i mi... 

Sonunda Ave Maria'yı söyleyeceğim kimin aklına gelirdi ki, di mi... =)





12)Karaokede biriyle düet yapmaktan hoşlandığın bir şarkı.

İşte güzel bir madde olmuş bu. :) Cevabım belli benim, sözlerini, hikayesi ve atmosferini, büyüsünü çok sevdiğim bir karaokelik şarkı Copacabana!!

Başlangıçtan itibaren çarpmıştır bu şarkı beni... Bakmayın siz kıpır kıpır müziğine esasen çok hüzünlü bir hikayesi var...

'Her name was Lola, she was a showgirl'...


30 Ocak 2020 Perşembe

Knulp - Hermann Hesse


Fotoğraf’ı bizim balkondan knulp’u okurken çektiydim...



Henüz bitti.. Knulp, göçebeler gibi bir oraya bir buraya seve isteye savrulan biri... Gittiği her yerde keyifle ağırlanıyor gezginimiz.. Kâh dostu sepici(derici imiş.)nin evinde kâh başka bir yerde başka bir dostu rahip’in yanında kalıyor, arkadaşları bu neşeli insanda bir nevi hayat bulduklarından bir dediğini iki ettirmiyorlar.. altını çizdiklerime geçmeden önce Hesse okumanın bana her daim büyük zevk verdiğini sizlerle paylaşmak isterim. Fazla spiritüal bulanlar olabilir ancak terapi gibidir Hesse kitapları, dozajında almak lazım gelir mutlak.

“Ama ne diye özel bir yiyecek hazırlayacaksınız benim için. Bir tas çorba bana yeter.”
“Amma yaptınız! Hasta biri adamakıllı beslenmeli ki, güçlenip toparlasın kendini. Yoksa ciğer sevmez misiniz? Böyleleri vardır çünkü.”
 Knulp, alçak gönüllü bir tavırla güldü.
“Yo, ben onlardan değilim. Ciğer kızartması pazar günleri yenecek bir yemektir benim için. Ömür boyu, her pazar ciğer kızartması yesem bıkmam doğrusu.”


“Kim bilebilir? Hep derler ki, ölüm bir uykudur, uykuda ise sık sık konuşur insan, hatta şarkı bile söyler bazen.”


“Çünkü düşündüğü gibi davranmıyor kimse, attığı her adımı aslında hiç düşünüp taşınmadan, o anda canı nasıl istiyorsa öyle atıyor. Ama dostluk ve sevgi konusunda durum belki yine de benim dediğim gibidir. Nihayet herkesin kendine özgü bir yaşamı vardır, bunu başkalarıyla paylaşmaya yanaşmaz. Biri öldüğünde de görürüz bunu. Ölen için ağlanıp sızlanılır, yas tutulur, bir gün, bir ay, belki bir yıl; ama sonra ölen ölmüş, aradan çıkıp gitmiştir; yattığı tabutta onun yerine pekâlâ yersiz yurtsuz, tanımadık bir zanaatkâr oğlan da yatabilirdi, bir şey fark etmezdi.”

Ayrıca bu aralar fazla miktarda Schubert dinliyorum. En çok da bunu.

Sert bir kış ve hüzün

 Merhabalar. Bir yıldır hatta daha fazla olacak yazamadım. Bu arada çok fazla olaylar, kavuşmalar ve kopuşlar yaşadım. Çok fazla film seyret...