Shakespeare etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Shakespeare etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Aralık 2019 Cuma

William Shakespeare - IV. Henry



Herkese Selam. Nasılsınız bakalım? Aman keyfinizi bozmayın bu soğuk günlerde :) kimsenin bozmasına da izin vermeyin. Mesela bir Shakespeare romanı açın, okuyun. Hatta Fatoş dediydi deyip IV. Henry’i okuyun...

İngiltere tarihini bilmememe rağmen oldukça zevkli idi kitabı okuma serüvenim. Giriş bölümünde kısa bir özet geçilmiş zaten. Kral IV. Henry zamanı anlatılıyor ayrıca savaş romanı bu. İsyanlar, taht savaşları, asiler, serkeşler filan. Güldürü öğeleri de mevcut; Falstaff var mesela. Kral’ın oğlu Hal’in serseri takımından arkadaşı. Enteresan meyhane sahneleri okudum, farklı geldi bu sebepten Shakespeare’in öteki romanlarına göre.

Ufak alıntılar:
....

(Eastcheap. Yabandomuzu Kellesi Meyhanesi.)
(Falstaff ve Bardolph girer.)

FALSTAFF
Bardolph, şu son işten bu yana kötü inceldim değil mi? Hafifledim, sıskalaştım. Kocakarı geceliği gibi derim her yanımdan sarktı yahu! Pörsük elma gibi buruştum. Vazgeçiyorum artık, hem de şimdi, her şeyimi kaybetmeden! Yakında içim geçecek. pişman olmaya bile gücüm kalmayacak. Kilise havasını bile unutmadıysam, kaysı kurusundan, sütçü beygirinden beter olayım. Ah, kilise havası! Yoldaşlarım, evet aşağılık yoldaşlarım yaktı beni!

BARDOLPH
Sir John, bak bu vıdı vıdıyla çok yaşamazsın.

4 Kasım 2019 Pazartesi

William Shakespeare - Venedik Taciri


Okudum bitti hemencecik. Olay Venedik'te geçiyor tahmin edilebileceği üzere...  Başrol Portia gibi görünse de -ki, bakın hanım kızımızın güzelliğine;

"Bütün dünya onun peşinde.
Yeryüzünün dört köşesinden bu kutsal türbeye,
Bu yaşayan, soluk alan evliyaya
Yüz sürmeye geliyor herkes.
Hyrcania çölleri
Ve geniş Arabistan'ın engin bozkırları,
Güzel Portia'yı görmeye gelen prensler için
İşlek birer anayol oldu.
Denizler krallığının hırsla yukarı kalkmış, 
Ağzından göklere salyalar saçan başı bile
Bu yabancı ruhlara engel olamıyor."

 Benim gönlümde Shylock'tur efendim. Shylock bir yahudi, zengin. Şimdiki tefeci gibi... Üç bin duka borç veriyor soylu kızımızla evlenmek isteyen Bassanıo'nun arkadaşı Antonıo'ya. Ne karşılığında mı, eğer ödemezse borcunu bunun karşılığında:

"Ne olur, bana söyler misiniz;
Ödeme gününü geçirdi diyelim,
Kararlaştırılan cezayı uygulayıp da ne kazanacağım? insandan alınan yarım kilo et,
Ne koyun etine benzer, ne dana ne de keçi etine: Para da etmez, kazanç da getirmez.
Bu dostluk elini
Sırf hakkımda iyi düşünsün diye uzatıyorum ona. Alıyorsa alsın; almıyorsa, iyi günler,
Ama lütfen yanlış düşünerek bana haksızlık etmeyin."

Evet adamın etini istiyor tüccar... Kitabın sonunu okuduğunuzda hak vereceksiniz bana, neden kötü adama bu rolü biçtiğime...  İşler hiç de istediği gibi olmayacak tefecinin.

Bu metinde hristiyan-yahudi karşıtlığı çok bariz hatta metin bunun üzerinde kurgulanmış. Ben de araştırdım biraz bu düşmanlığın köklerini. Mesela Barabas geçiyor romanda şu şekilde; kızı (Jessıca) bir hristiyanla kaçan (Lorenzo) için Shylock der ki:

"Benim de kızım var;
Bence kocası Hıristiyan olacağına,
Barabas'ın soyundan biri olsun daha iyi."

Barabas: İsa'nın yerine hapisten çıkarılarak salıverilen Yahudi haydutmuş. Ekşide okuduğum kadarıyla isa göğe yükseldikten sonra, cennetin kapısını isa'ya açan kişi imiş.

Anladığım üzere İsrailoğullarının kendilerini diğer ırklardan üstün görmeleri yansıtılmış... Okudu iseniz aydınlatın beni, ya da biliyorsanız, ilgili iseniz bu konu ile ;D

Dipnot: Resim Pinterestten.

23 Eylül 2019 Pazartesi

William Shakespeare - Romeo ve Juliet



JULIET
Kim yardım etti sana, burayı bulman için?

ROMEO
Aşk yardım etti, aramamı fısıldayarak;
O bana akıl verdi, ona göz oldum ben de.

Shakespeare büyük bir aşk hikayesi anlatıyor peki neden büyük dedim? Birbirlerine düşman aile çocukları olmayacağını bile bile neden bu bahse girerler... Aşk için tabii ki çünkü aşk sabit, durağan bir nesne değil canözünü nefesten yani kalpten alan, yanan ve uçuşan bir gizem.  
Bu büyük hikayeyi de ancak büyük bir ozan yazabilirdi ve bu sanatın adı da tiyatro olurdu elbet, dokunmak istiyorsunuz repliklere bir de siz tekrarlamak istiyorsunuz bir de siz duymak istiyorsunuz birinden...

Juliet sevmediği bir adamla babası Capulet’in zorlaması ile evlendirilip bir de teşekkür beklentisi içine girildiğini öğrenince şu cevabı veriyor;

CAPULET
Gururlanmıyor mu? Biz değersiz kızımıza
Öylesine soylu bir koca seçtik, mutlu saymıyor mu kendisini?

JULIET
Gurur duymuyorum, ama teşekkür ederim.
Nefret ettiğim şeyden gurur duyamam hiç,
Ama teşekkür ederim, sevgi niyetine verdiğiniz nefrete bile.

Soyluluk gibi unvanlar etkilemiyor Juliet’i çünkü o aşkı, yanında nefes alabileceği erkeği; Romeo’yu istiyor ve seviyor en önemlisi. Bu sebepten sevginin niyetine bile minnettar belki de. Bir kere sevince ‘söz’ünden dönmeyi istemiyor nitekim ‘... yeminim gökte; Yeryüzüne o yemin nasıl nasıl döner’ diyerek dillendiriyor hâlini...

Kitabın sonunu söylemeyeceğim ancak tragedya niteliğindeki bu metinden bir ipucu vereceğim sizlere;

CAPULET

Ah, zavallı kurbanları düşmanlığımızın.

Sert bir kış ve hüzün

 Merhabalar. Bir yıldır hatta daha fazla olacak yazamadım. Bu arada çok fazla olaylar, kavuşmalar ve kopuşlar yaşadım. Çok fazla film seyret...