alıntı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alıntı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2022 Pazar

Bu Işıltılı Hayatı Ben Seçmedim

 


eee. daha daha nasılsınız ey blogger alemi? yine yoktum bayaadır. muz kabuğunun bir anlamı yok yahu, öylesine, içimden geldi... =) 
bi'alıntı bi de beethoven bırakıp kaçacağım. uzun uzun yazmayı özledim... hepinizi öpüyoree!

 "bundan on beş yıl önce (belki biraz daha fazla) nereden bilmiyorum, geç saatte eve dönüyordum. rennes sokağı boştu. saint-germain'den gelirken, four sokağını geçtim. şemsiyem açıktı ve o sırada yağmurun yağmadığını zannediyordum. (içmemiştim, bundan eminim) şemsiyem gerekmediği halde açıktı.(ileride bahsedeceğim durumun  dışında) o zamanlar çok genç, dağınık ve boş esrikliklerle doluydum: yersiz, başdöndürücü ama çoktan kaygılar ve sertliklerle dolu ve acı çektirici bir fikirler halkası dönüyordu... aklın bu batışında, korku, düşkünlük, gevşeklik, kötü niyetler hepsi yerlerini bulmuşlardı: biraz ileride şenlik başlıyordu. doğrusu bu rahatlık ve aynı zamanda karşıtlıklarla dolu "olanaksız" kafamın içinde patladılar. gülüşlerle yıldızlanan bir alan karşımda karanlık uçurumunu oluşturdu. four sokağını geçişte, birdenbire bu yokluğun içinde bilinmez oldum... beni hapseden bu gri duvarların varlığını reddediyordum, kendimi bir çeşit esrimenin içine attım. olağanüstü bir şekilde gülüyordum: kafama inen şemsiye beni örtüyordu (kendimi bu siyah kefenle bilerek örttüm). belki hiçbir zaman gülünemediği gibi gülüyordum, sanki ölmüşüm gibi her şey ve saf özü açığa çıkmış olarak açılıyordu.
 sokağın ortasında, taşkınlığımı bir şemsiyenin altında gizlerken durup durmadığımı bilmiyorum. belki zıpladım (kuşkusuz aldatıcıydı): çırpınarak aydınlanmıştım, koşarken gülüyordum, hayal kuruyordum."

bataille, iç deneyim


12 Aralık 2021 Pazar

Orhan Pamuk- Masumiyet Müzesi

 


“İşte ben bu duygular içindeyken, gecenin ortasında sıradan bir anda, rastlantıyla Füsun ile göz göze geldiğimde, beni oraya o akşam getiren asıl nedeni, Füsun’a duyduğum bitip tükenmez aşkı bir anda sanki yeniden hatırlar, bir an uykudan uyanır gibi doğrulur, heyecanlanır, canlanırdım. O onlarda Füsun’un aynı heyecanı duymasını isterdim. Bir an, o da benim gibi bu masum rüyadan uyanırsa, bir zamanlar birlikte yaşadığımız daha derin ve hakiki âlemi hatırlayacak ve kısa sürede kocasını bırakıp benimle evlenecekti. Ama Füsun’un bakışlarında böyle bir “hatırlama”, bir “uyanış” göremez, sonu yerinden kalkamama buhranına varacak bir kalp kırıklığı hissederdim.”

Sf.390/1. Baskı

Sert bir kış ve hüzün

 Merhabalar. Bir yıldır hatta daha fazla olacak yazamadım. Bu arada çok fazla olaylar, kavuşmalar ve kopuşlar yaşadım. Çok fazla film seyret...