karamazov etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karamazov etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mart 2020 Pazar

Karamazov Kardeşler - Fyodor Dostoyevsky



öncelikle kitabın önsözünde yazar; aleksey fyodoroviç’i başkahraman olarak seçtiğini ve hatta en başta onun hayat hikayesini anlatmak için romana başladığını ancak okurun aleksey fyodoroviç’teki özelliği fark edemeyeceğini aktarıyor bizlere… ben ise alyoşa’yı anlayıp anlayamadığıma yazının sonunda sizlerle beraber karar vereceğim…

fyodor pavloviç baba rolünde, dmitriy, ivan ve aleksey karamazovlar da oğul…  bir de gayrimeşru oğul ve açıkça söyleyebilirim ki kitabın kilit kahramanı da olan smerdyakov… gruşenka hem baba hem de oğul tarafından sevilen, soylu olmayan, her zaman güçlü ve zengin bir erkeğin gölgesi altında yaşamış olan çocuk ruhlu genç kız… katerina ivanovna feci gururlu ve soylu, mitya’nın bir zamanlar nişanlısı olan genç kadın… ve diğerleri…

dostoyevski daha kitabın başında babanın öldüğünü haber verir bize ve olayın karanlıkta kalan nedenlerine geçer. hemen akabinde de adamın ahlaksız bir dalaverici olduğunu söyler… çocuklarıyla ilgilenmez ancak bunu bile isteye değil gerçekten unutkanlık ettiği için yapar… ve bu durumu rus milleti ile özdeşleştirir yazar…

imdi biraz karakter tahlili yaparsak… dostoyevski üçüncü oğul alyoşa için ’hiç de öyle bağnaz değildi, hatta bence mistik bir yanı da yoktu. onun hakkındaki düşüncelerimi peşinen şöyle açıklayabilirim: o, her şeyden önce, daha çok küçük yaştan, insanlığa aşık bir gençti.’ diyor ama alyoşa manastıra kapanıyor ve yine ama buna oldukça şaşırtıcı bulduğu ünlü stratetz (keşiş) zosima ile tanışınca karar veriyor. onu insanüstü bir varlık olarak gördüğünden dolayı…

mitya ise aslında duygusal biri, çaktırmayangillerden sadece… schiller’den şiirler okuyor onunla alay etmeyen tek insan olan kardeşi alyoşa’ya mesela… ve hatta hıçkırarak ‘sanma ki ben sadece subay üniforması giyen, konyak içen ve ahlaksızlık eden kaba herifin biriyim…’ ile başlayan cümleler kuruyor...

kurtulsun ruhu
alçaklıktan diye,
ebedi bir anlaşma yaptı insan,
yaşlı dünya ile 




gelelim ivan’a… tanrıyı kesin bir dille reddediyor, ölümsüzlüğü de… ancak cinayet sonrasında kendini suçluyor ve garip bir şekilde hayalinde şeytanla buluşmalar gerçekleşiyor…  bir çeşit zihin bozukluğu, sanrılar, sayıklamalar…

diğer karakterlerle, mahkeme ile, savcı ve tanıkların, sanık avukatının ve jürinin konuşmaları ile ilgili hak verirsiniz ki herhangi bir şey söylemeyeceğim. yazar aslında ahlaki temellerin sarsılması sonucu yaşanılan felaketler zincirini eleştirel bir yaklaşımla dramatize ederek oldukça hacimli ve elbette anlamca da çetrefilli bu romanı bizlere sunarak hepimizce bir saygı duruşunu hak etmiştir diye düşünüyorum…

Sert bir kış ve hüzün

 Merhabalar. Bir yıldır hatta daha fazla olacak yazamadım. Bu arada çok fazla olaylar, kavuşmalar ve kopuşlar yaşadım. Çok fazla film seyret...