Kayıtlar

Notalarla Yolculuk - MiM

Resim
buraya alalım sizleri (: Sevdiğim Günlük tişikirler janım <3
En sevdiğim iki şarkıııı Ayyy çok zorrr
Amaaa Şu an dinlediğimi yazayım ilkin;
1. Moda Yolunda Ajda Pekkan ve Marc Aryan versiyonlarını dinliyorum en çok (: Şarkı yazarı ise canımız Fecri Ebcioğlu;


İki versiyonu da ekledim... Şimdi sıra sözlerdeee; Hikayeyi tekrar edeyim sana Gayret gayret hatırlasana İlk görüştük senle biz Moda’da Moda Moda yolunda
Bir genç vardı hatırla kolunda Ciklet çiğniyordun sen ağzında Kırmızı jaket ve pantolonla Rastlaştık biz Moda yolunda
Ne tatlı bakıştı onlar Ama zamanla dert oldular Meğer delikanlı haklıymış Desene onun için seni terkeylemiş
...
Ajda’da delikanlı için söylüyor elbette (: Ben bu şarkının gitar akorduna bitiyorum, bir tiz bir bas...
Ve sıra ikincidee  Çok fazla düşünmeden Daft Punk - İnstant Crush diyorum Çünkü ben şarkının solisti Julian Casablancas’a yanığım... Çünkü şarkı sözleri çok güzel... Çünkü dinleyin, ve dans etmeyi unutmayınn!
Ha bi de Bu mimi herkeşler yapsa ya Notalarla dolsun blogger (::


Onun Adı Petrunya - 2019

Resim
Makedonya’da geçiyor olay, merhaba bu arada. Bu film vizyon filmlerinden, bugün izledim ben de. Petrunya otuzunu geçkin, hiç evlenmemiş ve anne babasıyla yaşayan kızımız. Geleneksel bir kutlama var kasabada her sene tekrarlanan şöyle ki; peder kutsal kabul edilen bir haç atıyor nehre ve nehre atlayan erkekler de kıyasıya yarışıyor haçı kapmak için. Ancak bu sene farklı gelişir bu ritüel zira haç Petrunya’nın olacaktır. 
Filmi beğendim genel anlamda. Benim için konu olarak kadınları, kadın haklarını ön plana çıkaran filmler her zaman bir adım öndedir zaten. Filmde dönen bir kurt-kuzu muhabbeti var. Petrunya; yarışmada kazandığı haçı geri vermek istemeyince kendini nedense karakolda bulur ve sorgu amirinden; -'Kurt postuna bürünmüş kuzu' damgasını yer, ancak finalde de der ki; -'Artık bir kurda dönüştüm...'
Aslında bırakmak istemediği haç değildir kızımızın, bu yüzden linç edilip kalabalık bir erkek grubu tarafından koca bir kova soğuk suyla ıslatılmamıştır... Farklıdır…

L'ami de Mon Amie

Resim
İlk filmimi izledim, Rohmer'den. O kadar doğaldı ki her şey. Saf, tertemiz bir sinemasal deneyim oldu benim için bu film. Oyunculuklar yapmacıklıktan çok uzak; replikler, sekanslar... Lea ile Blanche yakın arkadaşlar ve film boyunca arkadaşlıklarını sorguluyorlar sevgilileri üzerinden... Blanche; içe dönük, sevecen ve tabii ki daha sessiz bir kız. Lea ile sevgilisi Fabien bir dargın bir barışık yaşarlarken, Blanche da genç bir mühendis olan Alexandre ile takılır bir süre. Filmin sonunda ise tüm roller yer değiştirecek :)



Filmden bir replik de dursun burada; Blanche, Alexandre için der ki Fabien'e: -Onu değil de, Yalnızca görüntüsünü sevdiğimi farkettim yapay bir görüntü. Çocukça rüyalar görmek için fazla büyüdüm. Ama şimdi bitti. Görüntü tamamen soldu. Her şey bir anda yok oldu. Tüm hislerim. Acı bile hissetmedim. Bir anda her şey baştan başa değişti. Fabien: -Görüntüler bile bu kadar çabuk kaybolmaz. Blanche: -Olur. Bir ay önce, eğer bana aşık olsaydı, Ya da söyleseydi, Çok …

ferit edgü - do sesi

Resim
Ekim ayında okuduğum bir kitaptı. Zira ben bu ayı Didem Madak’a ayırdım. Neden mi ‘do sesi’ çünkü; “Bana, bir gün, ‘Do sesini verdim ölümü yendim’ diyen Semiha Berksoy’a” demiş edgü. Kitap dört bölümden oluşuyor, şiir kitabı. Buraya üçüncü bölüm (Saçma Öyküler) den ‘Az’ şiirini ekliyorum, kendinize iyi bakın. (:
Az Gözlemlerim bana şunu söylüyor: Otur oturduğun yerde. Bahçeye bile çıkıp dolaşma, sesin duyulmasın. Ne demek oluyor bu?  Her şey. Bugüne değin izlediğin yolların tümü bir  dolambacı oluşturdu.  İçinden bir türlü çıkmayı başaramadığın dolambacı.  Bir dolambacı mı? Bunu da nerden çıkarıyorsun şimdi? Okuduğun kitaplardan. Yazdığın yazılardan. Ama senin bilmediğin bir şey var, yaşamın dört ana  yönü değil, binbir bilinmez yönü vardır. Bunu bilmeden ne okusan, ne yazsam az.