22 Haziran 2019 Cumartesi

Hayatın Anlamı - Schopenhauer


‘O ne içine Schopenhauer kaçmış gibi’ bizzat duyduğum bir laf öbeğidir efendim. Bu kitabı az önce bitirmiş bulunmaktayım. Alıntılar;

Haksız yahut kötü niyetli eylemler bunları işleyen in­san için yaşama iradesini olumlamasının gücünün ve dolayısıyla onu gerçek kurtuluştan, yaşama iradesinin yadsınmasından ve neticede bu dünyadan kurtulmaktan uzaklaştıran mesafenin bir işaretidir. Bunlar aynı zaman­ da onun kurtuluşa erişmezden evvel tedrisatından geç­mesi gereken uzun bilgi ve ıstırap okulunun da bir işa­retidir. Bu tür eylemlere maruz kalan insan bakımından bunlar, kabul, maddi bakımdan kötüdür, fakat metafizik bakımdan bir iyilik ve aslında faydalı bir şeydir, çünkü bunlar onu gerçek kurtuluşa götürmeye katkıda bulu­nurlar.


O zaman yaşlılık ve tecrübe el ele,
Götürür onu ölüme ve anlatır ona,
Böylesine acılı ve uzun bir arayıştan sonra Bütün hayatının yanılgılarla dolu olduğunu.


Bu arada gerek insanların gerekse hayvanların dünya­sında bu fevkalade büyük, çeşitli ve dipsiz devinimin iki basit dürtü -biri açlık diğeri cinsellik dürtüsü, belki bun­lara biraz can sıkıntısı da yardım edebilir- aracılığıyla ayakta tutulduğunu ve sürdürüldüğünü, bunların bu denli karmaşık bir mekanizmanın primum mobile'sini* biçimlendirecek, bu tuhaf varyete gösterisini sahnede tutacak güce sahip olduklarını görmek insanı şaşırtır.
Biraz daha yakından baktığımızda, daha başından in­organik maddenin varlığına nihayetinde onu tüketip bi­tiren kimyasal güçlerin sürekli olarak saldırdığını görü­rüz. Buna karşılık, organik varoluş ancak maddenin sü­rekli değişimiyle mümkün hale gelir ve eğer dışarıdan sürekli yardım almasa ya da tedarik görmese var ola­maz. Dolayısıyla kendi başına organik hayat parmak ucunda bir çubuğu dengelemeye benzer; sürekli hare­ket halinde tutulmalıdır; bu yüzden o ardı arkası kesil­meyen bir ihtiyaç, mütemadiyen yinelenen bir yoksun­luk ve sonsuz bir sıkıntıdır. Bununla beraber bilinç an­cak bu organik hayat sayesinde mümkündür.
* (İlk hareket ettirici, ilk dürtü.)


Ve buraya alakasız bir şarkı bırakıyorum;



Los T.N.T - El Porompompero




21 Haziran 2019 Cuma

3’Ü BİR ARADA

1. LANETLİLER - THE DAMNED


YÖNETMEN: LUCHİNO VİSCONTİ
 Eman tanrem (: Ben bayılmak bu filme, o kadar doyurucu ki.. Gözümü kapattım tavsiyemi verdim (:
Burjuvazi saydamlıkları bir bir sıralanmıştır efendim; naif ya süper 👍 

2. OLASILIKLA ŞEYTAN - (LE DİABLE PROBABLEMENT)


YÖNETMEN: ROBERT BRESSON
Kötücül bir film bu, izlemesi keyifli ama.. Oldukça yakışıklı baylar ve güzel bayanlar mevcut (; Yönetmen için iyi bir başlangıç...

3. VREDENS DAG - GAZAP GÜNÜ

 

YÖNETMEN : CARL THEODOR DREYER

Tiyatro uyarlaması imiş, yine çok sevdiklerimden.. Orta Çağ havasını hissediyorsunuz; cadı avı, aşırı uçlardaki aşk ve nefret, yönetmenin diğer filmlerini de izleme kararı almış bulunmaktayım.
izledikleriniz ya da izlemeyi düşündükleriniz var ise bekliyorum yorumlara; benim için yaz tatilinin başlamasına son bir hafta kaldı, daha gezmeli tozmalı postlarda görüşmek üzere, mutlu kalın...