goodreads’den ingiliz kullanıcıları takip ediyorum... okuduğum kitaplara girilen ingilizce yorumları çeviriyorum... boşuna en sevdiğim yönetmen demiyorum pasolini için... teorema adlı kitabı var can yay. şu an okuduğum... her cümlesini geçtim, kelimesindeki derin anlamlar büyülüyor beni...
1968 yapımı filmi de var... kitabı okuyup filmi seyretmek anlatılmaz bir haz konu pasolini ise... filmde rimbaud kitabı görünce canım çekiyor... dizelerini okumaya başlıyorum... teorema konusu melek mi şeytan mı belli olmayan bir yabancı‘nın burjuva ailesine girmesi ve hizmetçi de dahil olmak üzere hepsinin hayatını zindana çevirmesi... böyle olmuyor işte ben anlatınca... bu zarif imlerle süslü filmi üstünkörü geçiştiriyormuşum gibi... ama siz mutlaka okuyun, hak vereceksiniz bana... basılı bulamazsanız e-kitap olarak mevcut bende... dileyene atabilirim.
“Odayı kaplayan karanlığın, neredeyse bilinçli bir anlamı var: yararsız yazgısının peşinden giden zamanın geçişi: akşam, ertelenemez ödevler getirir, ödevden kaçanlar, tüyler ürpertici bir özgürlüğün acısını duyarlar. Karanlık, bir derstir: kurallara uymayı, ödevleri savunan babalarımızı, babalarımızın babalarını haklı çıkartan bir ders. Gerçekten de, hiçbir şeyi dışlamaz, ne çok uzaklardaki bir çanı, ne (belki de çalışılan bir günün bitiminde, aile yaşamını vurgulayan, seçilemeyen bir müziğe karışmış) daha yakınlardaki sesleri; ne de evin içindeki yaşam belirtilerini.”
