Gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Nisan 2023 Çarşamba

ankara ankara anakara

 yine fatoş’un yolu bir yökdil sınavı’çün ankara’ya düşmüş… hemen soluğu ankara resim ve heykel müzesi ile bitişiğindeki etnografya müzesinde almış diyecektim ki ondan evvel kısa bir sinema seyahati yapmak aklına gelince büyülüfener kızılay’da the whale izlemiş…

burası butik bir sinema.


film hakkında konuşacak olursak gözlerimi bir kez olsun ayırmadım perdeden. sürükleyiciliği bir yana, bana başroldeki kahramanın duygusu geçti, ‘o havayı soludum’ ki bu benim için en önemlisi. filmin konusu ise bu gezi postunda yer almayacak, puanım 8/10.

resim heykel’den…

halil dikmen(1906-1964) mermi taşıyanlar

abdülmecid efendi “haremde goethe”

osman hamdi bey’in “silah taciri”

şükriye dikmen (1918-2000) portre

zeki faik izer (1905-1988) çapraz ağaç dalları(ağaç)-1970


etnografya’dan…



hava mis gibiydi şansıma…


ertesi gün vaktim kısıtlı olduğundan yalnızca cermodern’e uğradım. ben kızılay’dan yürüyerek ulaştım. 

leyla aslan/İzler 3-26 mart arası ziyarete açık. ipliklerden, tüllerden ilmek ilmek dokuduğu bir dünyası var sanatçının. 

filmi hatırlayan oldu mu? :)


39. dyo resim ödülleri 21 şubat-15 nisan arası ziyaret edebilirsiniz. yaşar eğitim ve kültür vakfı tarafından 39’uncusu düzenlenen sergi ücretsiz ve herkese açık.


gittiğim yerden kitap alma hakkımı ankara için tabucchi’den yana kullandım. :)

işte böyle… esen kalın, siz ankaranın neresini seviyorsunuz en çok?

25 Mart 2022 Cuma

dondum dolandim varamadim o yare!


Merhaba herkese. Yahu ben hepinizin bloglarını okuyorum amma bloggerda mı sorun var anlayan beri gelsin. Hiçbir posta yorum yapamıyorum…

Neyse efenim. Geçen Cumartesi İstanbul’a gittim. Mazeretim vardı fakat iki müze gezdik bu vesile ile. Laf salatası yapmayım. Ara Güler Müzesi’ni gezdim. Giriş ücretsiz. Mekan Bomonti’de meraklısı için…




2018 yılında açılmış müze. Müze’de Güler’in fotoğraflarıyla birlikte notları, kişisel eşyaları da bulunuyor…




25 Ocak 2020 Cumartesi

Ada Sahillerinde...


Giderayak bir burgaz yapmaya mıydım a dostlar? Adalar vapurundan, Galata..


Burgaz Sokakları..


Sait Faik Müzesi...


Müzede biyografisi görseller ile desteklenerek sergileniyor Faik’in. Bilhassa annesi Makbule Hanım ile özel bir bağı var imiş...


Kitaplığı...


...


Böyle anı çekmeceleri var.. Her çekmeceyi açtığınızda ya bir resim ya bir mektup ya bir ...



Müzeden kitaplarını alabiliyorsunuz. Son Kuşlar’ı seçtim, daha evvel okumuştum başka başka eserlerini.. 



Kahve molası ve martı...



Şarkımız ise Bye Bye Manchester değil, İstanbul...

24 Ocak 2020 Cuma

Gezmeler..

Merhaba. Muhteşemdi hava bugün de. :) Sabah Beyoğlu yaptım biraz. Beyoğlu bitmez tabii, yarın da devam edeceğim... Pera’ya gitmeden önce yky’e uğradım. Güzel bir sergi vardı. Sagalassos Antik Kenti ile ilgili. Burdur civarında imiş antik kent, gerek interaktif olarak(bir tuşa basarak görüntülü olarak dinleyebiliyorsunuz arkeologları) gerek sanatsal düzenlemesi ile farklı bir sergi idi.






Dayanamayıp kitap da aldım... Hatta Simon de Beauvoir’in Sade ile ilgili minik denemesi bitmek üzere. :)


Hemen akabinde Pera... Bir Yol Öyküsü başlıklı fotoğrafın 1839’da bulunması ile gerçekleşen ilk gezinin fotoğrafları. Çıkamadım buradan uzun süre. İskenderiye, Kudüs, Libya... bak bak doyamadım. Günümüz fotoğrafçıları ile karşılaştırmalı idi hem. Belki tam anlatamadım ama sözü görsellere bırakıyorum.

Pompey Sütunu imiş bu. İskenderiye.


Filistin, Kudüs... Sene 1839.


Güncel fotoğraflar...



Öğleden sonra Sultanahmet’te idim. Buraya uğramadan gidersem yarım kalırmışım gibi geliyor bana her İstanbul’a gelişimde. Topkapı civarlarından birkaç resim öncesi, Aya İrini...




Son resim ise Eminönü-Üsküdar Vapurundan.


unutmadım. 

23 Ocak 2020 Perşembe

Bu yakadan çıkamıyorum ;)

Merhabalar. Sabah erkenden Bahçeköy’de olan Atatürk Arboretumu’nda idim. Mevsim müsebbipli çıplak ağaçlar, sapsarı yapraklar...




Öğlen ise Kadıköy-Moda taraflarında idim. İstanbul Oyuncak Müzesi’ne gittim günün ilerleyen vakitlerinde. Göztepe’de tarihi bir köşk Sunay Akın tarafından müzeye dönüştürülmüş. Pekiyi de olmuş. Minikler aileleri ile oldukça keyifli zaman geçiriyorlardı. Ayrıca İstanbul’da olup da bu müzeye gitmeyen var ise aşk olsun derim... 

Biliyorsunuz benim alanım çocuklar. Acayip cezbediyor beni bu sebepten oyuncaklar. Ancak her yetişkinin içindeki o büyümeyen çocuğu da es geçmemek gerek. :)

Üç katlı bir villa. Çatı katı aşağıdaki gibi.



 Ben küçükken çok fazla seyrederdim Temel Reis’i... Despot Kabasakal’ı Safinazla her ıspanak sonrasında güzelce benzettikleri bölümleri kaçırmazdım hiç. Denizciydi Temel Reis, bilmem hatırlar mısınız piposuyla dümende gülümseyişini. :)


Bu kare ismim, tarafımdan görülünce çekilmiştir efendim. :D Meğer eski bir amerika çizgi serisiymiş. Bizde Fatoş olmuş adı sarışın ablanın. 


Hah! Evet işte sizlere güzel bir oyuncak... Yukarıdaki tahtalara demir teller ile bağlı figürler. Çocukların yaratıcılıklarını geliştirebilecekleri adeta minyatür bir tiyatro... Bayıldım.


Aşağıdaki resim ise benim Hugo sevdamdan ve Quasimodo’yu görünce sevinçten çığlık atmamdan kaynaklı..,))

Evet yine sona geldik. En alt katta lattenizi içebileceğiniz cafesi bile var. Etkinlikler de yapılıyor çocuklar için bu arada. Görüşürüz yarına. :)


Az daha unutuyordum! Bana eşlik eden kitabı ve gece manzaralı bir İstanbul fotoğrafı ile bu yazıyı sonlandırıyorum efemm. :))




Sert bir kış ve hüzün

 Merhabalar. Bir yıldır hatta daha fazla olacak yazamadım. Bu arada çok fazla olaylar, kavuşmalar ve kopuşlar yaşadım. Çok fazla film seyret...