JULIET
Kim yardım etti sana, burayı bulman için?
ROMEO
Aşk yardım etti, aramamı fısıldayarak;
O bana akıl verdi, ona göz oldum ben de.
Shakespeare büyük bir aşk hikayesi anlatıyor peki neden büyük dedim? Birbirlerine düşman aile çocukları olmayacağını bile bile neden bu bahse girerler... Aşk için tabii ki çünkü aşk sabit, durağan bir nesne değil canözünü nefesten yani kalpten alan, yanan ve uçuşan bir gizem.
Bu büyük hikayeyi de ancak büyük bir ozan yazabilirdi ve bu sanatın adı da tiyatro olurdu elbet, dokunmak istiyorsunuz repliklere bir de siz tekrarlamak istiyorsunuz bir de siz duymak istiyorsunuz birinden...
Juliet sevmediği bir adamla babası Capulet’in zorlaması ile evlendirilip bir de teşekkür beklentisi içine girildiğini öğrenince şu cevabı veriyor;
CAPULET
Gururlanmıyor mu? Biz değersiz kızımıza
Öylesine soylu bir koca seçtik, mutlu saymıyor mu kendisini?
JULIET
Gurur duymuyorum, ama teşekkür ederim.
Nefret ettiğim şeyden gurur duyamam hiç,
Ama teşekkür ederim, sevgi niyetine verdiğiniz nefrete bile.
Soyluluk gibi unvanlar etkilemiyor Juliet’i çünkü o aşkı, yanında nefes alabileceği erkeği; Romeo’yu istiyor ve seviyor en önemlisi. Bu sebepten sevginin niyetine bile minnettar belki de. Bir kere sevince ‘söz’ünden dönmeyi istemiyor nitekim ‘... yeminim gökte; Yeryüzüne o yemin nasıl nasıl döner’ diyerek dillendiriyor hâlini...
Kitabın sonunu söylemeyeceğim ancak tragedya niteliğindeki bu metinden bir ipucu vereceğim sizlere;
CAPULET
Ah, zavallı kurbanları düşmanlığımızın.
