8 Ekim 2019 Salı

Araf - 2012


YÖNETMEN : YEŞİM USTAOĞLU


Film Zehra'nın çalıştığı lokantada başlıyor tabii ondan önce de birkaç kritik sahne var ama kahramanlar mühim olan... Derya iş arkadaşı, kirli kap-kaçakları yıkıyor mutfakta ah-vahlar içinde,  kendinden ve bittabi hayattan serzeniş nidaları kalıyor aklınızda bir de kir, leke gibi kavramlar işliyor biliçaltımıza. Zehra tekdüze hayatına sıkışıp kalmış, işten eve evden işe, bir çıkış yolu arıyor arada kaçamaklar yapıyor. Ailesinden gizli bir şekilde gittiği düğünde Mahur ile karşılaşıyor. Bir kamyonu var Mahur'un arada lokantaya da uğruyor ve ben Zehra'nın yalancısıyım aşık oluyor bu gizemli adama belki de bir hayal ya da rüyaya dalıp unutmak istiyor her şeyi...

 

Bir de Olgun var; hayatındaki en güzel şeyi Zehra olarak gören. Pek de gizemli değil Olgun henüz ham çünkü pişmemiş. Zehra için önemli biri olmasa da filmin sonunda gerçeklik, hayatın dağ gibi taş gibi sert uçurumları ağır basacak ve belki de bir mucizeye dönüşecek... Film hassas oldukça da yoğun hisleri, duyguları ve durumları barındırdığından ve kelimelerin bunların yanında uçuşacağını düşündüğümden izlemenizi salık veririm ayrıca duygularınızı paylaşın benimle, iyi seyirler...

4 yorum:

  1. yeşim ustaoğlu çok severim yaa hatırlamadım şimdi bu filmi bi bakıyms :)

    YanıtlaSil
  2. Tanıtım için çok teşekkürler. Bloguma yapmış olduğunuz yorumu çok beğendim. Teşekkürler.

    YanıtlaSil

geziyoruz tozuyoruz

 bayram'da kısa da olsa mahşeri  istanbul kalabalığına karıştım.. lale mevsiminde gitmeyi çok istiyordum, emirgan korusunda idim bayramı...