12 Haziran 2019 Çarşamba

Okuduğum



NADJA - ANDRE BRETON
bayılarak okudum bu eseri, imgelere , resimlere , gerçeküstücülerin üsluplarını sevenlere tavsiye ederiz (:

Kipattan azar azar;

Şimdi de üzerindeki güçlü etkimden, kendisini düşünmeye sevk etme yeteneğimden ve bir de her istediğimi yapmak, hatta belki de istediğimi sandığımdan da fazlasını yapma yeteneğimden söz ediyordu. Böyle söylemekle, kendisine karşı herhangi bir teşebbüste bulunmamamı diliyordu. Beni tanımadan çok öncelerinden bile, kendisini, içini okuyacak denli bilip tanıdığımı sanıyordu. "Çözünür balık"ın sonundaki diyaloglu kısa bir sahne, ki, manifestodan sadece bunu okuduğu anlaşılıyordu -zaten bu sahneye hiçbir zaman kesin bir anlam verememiştim, konuşan kişiler de bana öylesine yabancı, kıpır kıpır kıpırdamaları, mümkün olan en yorumlanmayacak cinstendi ki, sanki bir kum dalgasıyla atılıp geri çekilmiş gibiydiler- Bütün bunlar ona, bu olaya gerçekten de katıldığı ve rollerin en az karanlığı olan Hélène* rolünü oynadığı izlenimini vermekteydi.
* ... acaba birkaç zaman önce, Hélène Smith'le ilgili her şeye aşırı derecede ilgi duymamın nedeni de bu muydu? Buradan çıkarılacak sonuç, şu çok yakınlarda, bir rüyada birbirine alabildiğine uzak iki imgenin birbiriyle kaynaşması cinsinden “cinsinden bir sonuç olacaktır. "Hélène benim," diyordu Nadja.

...

(Kendisine, Berkeley'in, Hylas ile Philonous Arasında Üç Konuşma’nın üçüncüsünün 1750 basımının başındaki vinyetin konusu olduğunu açıklamak zorunluluğunu hissediyorum. Bu imgenin, resmin altında bir de yazı var: "Urget aquas vis sursum eadem flectit que deorsum", imge, kitabın sonunda idealist tavrın savunması açısından temel bir anlam kazanıyor.)


6 yorum:

geziyoruz tozuyoruz

 bayram'da kısa da olsa mahşeri  istanbul kalabalığına karıştım.. lale mevsiminde gitmeyi çok istiyordum, emirgan korusunda idim bayramı...